12 Aralık 2010 Pazar

Wikileaks

Bir bomba patladı tüm dünyada Wikileaks diye. 10 küsür senedir var olan bu aktivist site sonunda ucundan bize de değdirdi. Siyasetçilerimize de gün doğdu tabii, başörtüsü havuz yavan gelmeye başlayınca. Bir tarafta durunu ciddiye almayan, hepsinin karalama olduğunu söyleyen iktidar. Diğer tarafta bundan nemalanmaya çalışan, sürekli gündemde tutmaya çalışan ana mualefet. En köşede de işin içinde yenilik çağdaşlık olduğu için en uzaktan takip eden yardımcı mualefet. Zaten bu üçlünün kendi aralarındaki kapışmalara alışık olduğumuzdan fazla uzatmayacağım bu konuyu, sözü asıl getirmek istediğim konu olayın uluslararasındaki yankısı.

Başta hükümetlerin kendi içlerindeki gizli yazışmalarla herkesin maskesinin düştüğünü sanmıştım.
Kameralar önünde yapılan şirinliklerin yalan olduğu ortaya çıkınca bu liderler birbirlerinin yüzüne tekrar nasıl bakacak diye merak ediyordum. Öncelikle Davutoğlu hakkında ABD kaynaklı "deli" sıfatına karşılık olarak bir özür talep edileceğini sanmıştım. Öyle olmadı, konuyla ilgili bir açıklama da istenmedi, yapılan sadece örtbas etmek oldu. Sadece Türkiye ABD değil, tüm dünyada durum böyle oldu. Kimse bu gizli hakaretlerden rahatsız olmamıştı. İş sonrasında daha da ilginç hale geldi, fatura işleyene değil onu ortaya atana Wikileaks'e kesildi. Hiyerarşik düzenin nasıl bu kadar yozlaştığını şaşkınlıkla izledim, ortada ne ülke onuru ne prestij kalmıştı.

Anlaşılan o ki tecavüzü işleyen de ,Fatmagül de durumdan memnundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder